AŞERE-İ MÜBEŞŞERE'YE BENZEMEK
Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama
kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek
evinin yolunu tutmuştu.
Devenin yuları yardımcısı Kamber'in elinde kendisi de önde
gidiyordu. Medine'nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi.
Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
- Ne olur Allah rızası için!... diyordu.
İşte bu sırada sesi duyan Hazreti Ali (ra) ile arkadan
deveyi getiren Kamber arasında şu konuşma geçiyor. Hazreti İmam soruyor:
- Kamber ne istiyor bu yoksul?
- Hurma istiyor Efendim!
- Ver öyleyse!...
- Hurma çuvalda Efendim!
- Çuvalla ver öyle ise!...
- Çuval da devenin üzerinde!...
- Deveyle ver öyle ise!...
Emri yerine getiren Kamber der ki:
- Devenin ipi de benim elimde, demekten korktum. Çünkü
beni de deveyle birlikte yoksula vermekte tereddüt etmeyebilirdi.
KAYNAK: Şahin, Ahmed, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları, 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001