|
Imam-ı Azam'ın içtihadına göre, bir kadına haccın farz olabilmesi için, kendisiyle hacca gitmeyi kabul eden kocasının veya başka bir mahreminin bulunması şarttır. Mahrem ifadesi, nesep, süt veya hısımlık yönünden kendisiyle evlenmek ebediyen haram olan kimseleri içine alır. Oğul, torun, baba, dede, sütoğul, sütkardeş, damat, kayınpeder gibi. Kızkardeşin,
hala veya teyzenin kocası
olmak geçisci evlenme engeli olduğundan, eniştelerle hac
yolculuğu
caiz olmaz.
Hanefi mezhebine mensup olan bir kadının mahremi yoksa Hac ona farz değildir. Yerine vekil gönderebilir. Kendisinim mahremsiz gitmesi caiz olmaz. Dinin bu emirlerini dinlemeden hacca giden kadınlar, rizâ-i ilâhiye muvafık düşmeyecek bir suretle, tahrimen mekruh kılınan bir şekilde borçlarını ödemiş olsalare bile büyük bir günah yüklenerek geri dönerler. (2) Ancak
şafii mezhebine göre
bir kadının sadece farz olan haccı yerine getirebilmesi için iki veya
daha
çok güvenilir kadınların arasında hacca gitme ruhsatı vardır. eğer
kadın
farz haccı yapmış a nafile veya bedel hacca gidecekse ona bu ruhsat
yoktur.
Sihhati yeri
oldukça vekil göndermesi
caiz olmaz. Ancak zamanımızdaki olağanüstü izdihamdan dolayı,
kadınların
mahzursuz tavaf yapmaları ve tehlikesiz şeytan taşlama işini yerine
getirmeleri
imkansız denecek kadar zordur. Böyle olunca vekil
gönderebilirler. (2)
Kaynaklar: 1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan 2) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Mehmed Emre |
![]() |