|
Baş
açmakla abdest bozulur mu?
Bu
mesele daha çok namaz kıldığı
halde başı açık gezen hanımlar için söz konusudur. Bu durumdaki
hanımlar,
çalıştıkları için başlarını kapatmaya ya işyerleri mnüsaade etmiyordur,
ya kendilerine göre bir mazeret buluyorlardır veya nefsinin ve
çevresinin
baskısından kurtulamamışlardır.
Hanımın
başını açmasıyla hiçbir şekilde
abdesti bozulmaz. Çünkü abdesti bozan şeyler arasında hanımın başını
açması
şeklinde bir madde mevcut değildir. Bu durum gerek kendi evinde olsun,
gerekse evin dışına çıktıktan sonra olsun fark etmez.
Bütün
bunlarla birlikte namaz kılmak
da farz, başın kapatılması da farz. Başı açık gezen, "Nasıl olsa be
başımı
kapatamıyorum, öyle ise namaz kılmama da gerek yok" gibi bir yanlışlığa
girmemelidir.
"Bir şey
bütünüyle elde edilemezse,
bütünüyle de terk edilmez."
Kadın
erkeğin tenine dokunursa abdesti bozulur mu?
Hanefi Mezhebine göre
kadın erkeğin
tenine dokunsa abdesti bozulmaz. Bu meselenin kitap ve sünnetten delili
şöyledir:
Abdestin ve guslün farzlarını, hangi
durumlarda abdest ve gusül alınması gerektiğini bildiren Maide
Suresinin
5. ayetinde, "... kadınlara dokunmuşsanız" manasında "Ev
lamestümü'n-nisa"
ifadesi geçiyor. buradaki "lems'i (dokunmayı)" Şafii mezhebi
lügat
ve mecaz manasında kullanıyor. Bu kelimenin lugat manası, elle
dokunmak,
yoklamak, tenlerin birbirine değmesi" şeklindedir. Hanefi mezhebi ise,
"lems'i" cinsel ilişki manasında tefsir ediyor, bu durum da abdesti
deği,
guslü gerektiriyor.
Hanefi mezhebi,
dokunmakla abdestin
bozulmamasına Hz.Aişe Validemizin (r.a.) rivayet ettiği şu hadisleri
delil
olarak getiriyor:
- "Resulullah (a.s.m.)
hanımlarından birisini
öper, sonra da abdest almadan namaza dururdu"
- "Önünde cenaze gibi
boylu boyuna uzanmış
yatmış halde Resulullah (a.s.m.) namaz kılardı. Vitir namazını kılmak
istediği
zaman da ayağıyla bna dokunurdu."
- "Bir gece Resulullah (a.s.m.) yatağında
bulamadım. aramaya çıktım, mescitte gördüm. Namaz kılıyordu. secdede
ayaklarını
dikmiş haldeydi. Ayaklarının altına elimle dokundum."
Kaynak: Aileye
Özel Fetvalar, Mehmed Paksu
|